
Yöntemi nedeniyle büyük bir sanayi dalı doğurması beklenemeyecek olan silüetin icadı, Fransa’da 1786 ve 1830 yılları arasında çok popüler olan ve Fizyonotras adıyla bilinen yeni bir tekniğin doğmasını sağladı.
Fizyonotras’ın yaratıcısı, 1754 yılında Versaille’de doğmuş olan Gilles-Louis Chrètien’di. İcra ettiği gravür sanatından daha fazla para kazanabilmek için, bu tekniğin geliştirilmesini sağladı. Gravür tekniğini mekanikleştiren bir yöntem olarak Fizyonotras’ı geliştirdi. Bu buluş portrenin iki dünyasını yani silüetle gravürü bir araya getiriyordu ve yeni bir sanat dalı yaratıyordu. Buluşuna Fizyonotras adını verdi. Fizyonotras, bilindik pantograf ilkesi ile çalışıyordu. Aletin kullanıcısı, kuru bir iğne ile desenin konturları üzerinden geçiyordu. Mürekkepli ikinci bir iğne, ilk iğnenin hareketlerini izliyor ve deseni, birbirlerine göre konumlarına bağlı olarak belirlenen bir ölçekte tekrar üretiyordu.
Minyatür portrede, ressamın kişiliği ve sanatsal değeri önemli bir rol oynarken silüette kesim işini yapan kişinin rolu oldukça azalmış, basit bir el yatkınlığına indirgenmişti. Fizyonotras kullanmak için bu el yatkılığına da gerek yoktu. Gravür için kullanılacak metal plakanın üzerine düşürülen gölgelerin konturlarını çizmek yeterli oluyordu. Tek seansta iş bitiyordu. Böylece uygun fiyatlara. Çok sayıda satılan portreler üretilmiş oluyordu.
Minyatür portrede, ressamın kişiliği ve sanatsal değeri önemli bir rol oynarken silüette kesim işini yapan kişinin rolu oldukça azalmış, basit bir el yatkınlığına indirgenmişti. Fizyonotras kullanmak için bu el yatkılığına da gerek yoktu. Gravür için kullanılacak metal plakanın üzerine düşürülen gölgelerin konturlarını çizmek yeterli oluyordu. Tek seansta iş bitiyordu. Böylece uygun fiyatlara. Çok sayıda satılan portreler üretilmiş oluyordu.
Fizyonotras, sürekli bir gelişim sürecinde bulunan ve günümüzde Fotomat ve renklisinde Polaroid olarak adlandırılan ticari tekniğe kadar ulaşan fotoğraf makinesinin kesinlikle öncüsüdür. Fizyonotras, fotoğraf tekniğinin bulunmasıyla kesinlikle bağlantılı değildir ama ideolojik açıdan bu tekniğin bir öncüsü olduğu söylenebilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder